Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneğinin organize ettiği geleneksel 11. Evvel Temmuz festivalinin son gecesi coşkulu geçerek geleneğimiz olan Evvel Temmuz bayramı hissedildi.
Sahilde bayram havasında yapılan festivalde izdiham yaşandı. Süveydiye Rock Grubu Güney Oruç ve arkadaşları güzel şarkılarla neşe festivale neşe kattı. ASİ-DER Arap Müziği Korosu Arapça şarkılarıyla alkış topladı. Sanatçı Nurettin Rençber sahneye çıkarak söylediği şarkılarla hayranlarıyla buluştu.
Gecede Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneğinin üyesi yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu birlikteliğimiz dünyaya ve ülkemize barış çağrısı olsun istiyoruz.
11 yıl önce kültürümüzü yaşatmak ve farklı kültürlerden oluşan mozaiğimizi güçlendirip, paylaşımımızı arttırma adına bir düğün salonundan çakılan bu yolculuk bu gün burada sizlerin yoğun ilgisi ve desteği ile zenginleşerek devam etmektedir. Ve sizler destek verdiğiniz müddetçe devam edecektir. Dünyanın en güzel sahillerinden biri olarak nitelendirilen bu sahilimiz bir türlü ülke turizmine kazandırılmamaktadır.
Kazandırılmadığı gibi bu sahili ebediyen turizme kapatacak olan 800 tane rüzgar enerji türbini ile kaktüse dönüştürmek istemektedirler. Ankara dan oturdukları yerde haritaya bakarak tarım alanı, turizm alanı, sit alanı, yaşam alanı demeden sadece rüzgar hızına bakarak lisanslar dağıtmaktadırlar. Bu tür planlamaları yapanlar turizm alanlarını, sit alanlarını nesli tükenen canlıların, yaban hayatı sürmekte olan canlıların yaşam alanlarını, kuş göç yollarını dikkate almaları gerekirken Samandağ da yaşayan insanların geleceklerini, yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını hiç dikkate almamışlardır.
Yapılan uygulamalara bakıldığında amaç ülke ekonomisine katkı değildir. Çünkü turizm, tarım ve tarihte bu ülkenin ekonomisine rüzgâr enerji santralleri kadar, hatta daha fazla katkı sağlar. Burada amaç 38 tane şirketin ekonomisine katkı sağlamaktır. Bizler bunlara yabancı değiliz. Bu şirketler uğrana Karadeniz de Fırtına Vadisinde ormanlar talan edildi, doğuda Hasan Keyf koruma altında olması gerekirken tarih sular altında bırakılıyor. Bizler rüzgâr enerjisine karşı değiliz.
Bizlerin karşı olduğu şey Samandağ halkının var olan geçim kaynaklarının ve yaşam alanlarının hiçe sayılarak formalite icabı çıkartılmış ÇED raporlarına dayandırılarak rüzgâr tribünlerine fütursuzca izin verilmesidir. Bizler; Samandağ halkı ve çocuklarımızın geleceği için Tekebaşı halkının meşru ve onurlu direnişini destekliyor ve buradan yetkililere sesleniyoruz toprağıma dokunma hayatımla oynama diyoruz.